28 Mayıs 2007 Pazartesi

mayis 2007 ...sevgili gunluk...







evet ahaliii kişisel e mail ve smslerle şahsıma yapmış olduğunuz hatırlamalar sonucu aklımı başıma devşirdim, durum raporumu yazıyorum.

Efenim, malumunuz arayı açtık, açtık ama ev hanımı olunca insanın hayatında pek de muhteşem değişiklikler olmuyor. fekat gülsüm'ün Almanya'daki oryantasyon yolculuğu tam gaz devam etmekte. Yaşadığım bölge dağlara karşı dedim ya, hemen mor milka ineklerini soran arkadaşlar oldu. yahu burda inek olma mı? Var tabii var var...bizim eve 200m uzaklıktaki çayırlıkta karınlarını doyuran evcil alman inekleri görülebilir. maşallah yaw pek de semirmişler değil mi??? bahcemizde açmış olan ve çiçekleri ile kafayı yedirten kiraz ağacından bir örnek de ekte görülebilir.

Şimdi azcık da şehrimizden bahsedelim...Efenim Friedrichshafen (fridrihsafın diye okunuyor) Almanya'nın oldukça eski bir şehri, ZF, MTU, Daimler, Zeppelin firmaları bu sehirde kurulmus. bu firmalar alman ordusunun tedarikçisi olduğu için her iki dünya savaşında da ciddi şekilde bombalanmışlar. Doğal olarak şehirde 60 yaşından daha eskı bir iki tane bina var, onun dışında hemen tüm binalar yeni yapılmış. eski kaleler hariç herşey savaşlar sırasında yerle bir edilmiş. şehrin Saray Bosna ile kardeş şehir olması bundan kaynaklanıyor olabilir sanırım. Efenim kültür vesaire faaliyetlerine gelince bizim köy (eriskirch) ve de kasaba (friedrichshafen) biraz ağır kalıyor saat 10 oldu mu evlerden horultular yükseliyor. Allahtan Ravensburg var 30 km ötede atlayıp gidiyoruz. Harika canlı müzik örnekleri dinlemek mümkün. Bir radyonun düzenlediği ravensburg partisine iştirak ettik, Rock'n Coke gibi bileğimize sarı bişi sardılar, sonra da şehre saldılar. O bileklike tüm bar girişleri bedava, ve her yerde canlı müzik var. Disco, 80s, metal, blues, rock'n roll, swing allah ne verdiyse...Ilk defa almanya'da gece saat 3te sokakta insan(lar) gördüm...Gecen hafta bir Doors cover konserine gittik, Jim Morrison mezarından çıkmış Ray Manzarek de onu kovalamış gibiydi resmen önümüzde Doors çaldılar adamlar cidden enterasan bir hadiseydi...
Koro çalışmalarında ise bugün yapılan çalışma ile milletin nota okumadığını ama ezberden söylediğini görmüş oldum, tüm aşağılık kompleksini üstümden attım süper mutluyum. laylaylom easter şarkıları yerine koro şefi hop diye Mozart'ın Ave Verum Corpus'unu çıkardı. Bana sorsanız bu eseri yeryüzündeki tüm korolar ezbere biliyordur ama anladım ki arkadaşlar ilk defa görüyorlar. Millet 2. çalışmada daha hala öğrenemedi ben elim cebimde söylüyorum, tüm müzikal alıklık hislerim yokoldu valla...

Bu arada spor hadisesinde bugün bir adım hatta sırıkla uzun atladım arkadaşlar. sabah araba çalışmayınca el mecbur atladık bisikletimize tırım tırım gittik kursumuza...1 değil iki değil 7 km...düz değil yokuş...oyoyoy dönüşü de vardı...anam anam resmen yanlarım ağrıyor yahu. ne demiş büyüklerimiz , alman birası gibi yoktur hehehe:) bu arada vize konusunda zamanında beni yanlış bilgilendiren alman otoriteleri ehliyet konusunda da beni yanlış bilgilendirmiş, sınava girmem geriyormuş teori ve pratik hem de. hadi şimdi gireyim de diyemiyorum çünkü düdücük bi ehliyet tercümesi 4 haftada, kıytırık sınav başvurusu 3 haftada sonuçlanıyor. ben tabii türklüğümü yapıp ortalığı yıktım bize yanlış bilgi verdiniz salladınız diye, daha doğrusu beyime ilettim kendisi inletti oraları, (vizenin üzerinden 6 ay geçince bir de sürücü kursuna gönderiyorlar çünkü anam anam) bakalım hızlı ve de törkiş bir çözüm bulacağız sanırsam...

bu arada kariyer net güzel bi şeymiş arkadaşlar, digitürk'ten aradılar iş görüşmesine çağırdılar...diyalog şöyle gelişti "gülsüm hanım iyi günle ben hede hödü digitürk'ten arıyorum vs vs vırt zırt pozisyonu için görüşmeye çağırmak istiyorduk sizi" ben "aaa tabi ne güzel adresi alayım" "bididiididi Frankfurt" "ehe çok güzelmiş şirket de Frankfurt'ta mı olacak" "ee evet" "e siz benim adresime baktınız mı" "hmm evet siz biraz güneydesiniz" "aynen öyle 335 km kadar" "hay allah ama düşünür müydünüz" "bi kocama sormam lazım taşınıyor muyuz diye belli mi olur" "e peki o zaman" "e iyi günler o zaman"...yaaa işte böyle ...iş ayağıma geldi ama ben gidemiyorum içim yandı arkadaşlar...ama belli mi olur bişiler çıkar yine belki...ay işallah darlandım ayol evde...
Son olarak geçen pazar günü yani 20 Mayıs'ta sevgili zevcimle 2. evlilik yıldönümüzü kutladığımızı (maşallah deyin) bu kutlama için 80 km kadar tepip Sigmaringen isimli muhteşem şatoyu gezmeye gittiğimizi de belirtmek isterim (efenim malum beyaz atlı prens ve şato ilintisi-bkz. her genç kızın rüyası zetina dikiş makinası:) efenim ay vil kiip yu postıd, cümleten öpüyor selamlıyor, bir dahaki sefere kadar baaay diyorum

güllüsüm the wasistdas pencere sistemi değil almanca bir soru cümlesidir:)

Hiç yorum yok:

Ingilizce olsun Türkçe olsun, Zargan'a bakayım ne demekmiş???