14 Ağustos 2009 Cuma

Kaya yine yollarda...

Ankara'da rüya gibi bir ayın sonunda Istanbul'a teyzemin yanına geldik. Daha dogrusu, Kerem bizi almaya geldi, gelirken teyzemle enistemi de getirdik. Yine uzun ve güzel bir yolculuktan sonra yolun son 10 dakikasında ben bir aglamaya başladım, kimse beni yine susturamadı. Kerem'le birbirimizi çok özlemişiz! Annem, Almanya seyahati için son hazırlıkları yaparken biz de Kerem'le bol bol sohbet ettik. Babanne'ye, Mükü anneanne'ye gittik.



Kerem'le 10 gun boyunca cok eglendik. Kuzenim abi oldugu icin, bana ve anneme odasini verdi, hatta onun yatağında uyumama, dönencesi ile oynamama izin verdi. Annemin arkadaslari ziyarete geldiler, Tuna abi, Defne abla ve Misis de geldi. Herkesi aynı günde bir anda görünce şaşırdım biraz tabii, ama çok da eğlendim.





Anneannem yanımıza geldi yine, Almanya'ya birlikte gidecekmişiz, ne güzel! Son bir hafta babam da gelecekmiş sonra yine bir uçağa binip hoooop Amerika'ya gidecekmişiz. Babam Amerika'da çalışıyormuş, ama yol çok uzun olacakmış annem öyle söyledi.

Istanbul'da rüya gibi 10 gün geçirdik ve annem ve anneannemle birlikte Almanya'ya uctuk. Ucak yolculuğu bana biraz sıkıcı geldi, bir de çok gazım oldu hep dolaştım uçakta. Harry eniştem geldi bizi aldı, Almanya'daki evimize ulaştırdı. Buradaki evmiz çok büyük, büyük de bir bahçemiz var. Ama ben daha yürüyemediğim için annem tek başıma çıkmama izin vermedi. Hava da biraz serin burada, neden acaba?

Annem Amerika vizeleri ile uğraştı bir yandan, bir yandan da beni ve anneannemi bol bol gezdirdi. Once Werner dedeme gittik, dedem beni görünce çok sevindi. Ben de ona hep gülücükler verdim. Yvonne Hala, Franz amca, Manu teyzemle tanıştım, kuzenlerimle tanıştım. Burada herkes o Almanca oyununu oynuyor, annem de Almanca oyununu oynadı onlarla. Anneannem bu oyunun kurallarını bilmese de herkesle çok güzel Almanca oynayabildi, şaşırdım kaldım!





Amerika'ya gitmeden hemen önce Isviçre'ye de gittik. Annem burada çalışıyordu. Ben burayı çok iyi biliyorum tabii, çünkü annemimin karnında hergün duyduğum seslerin sahipleri buradaydı. Yeliz teyzem de buradaydı ama çok kısa kaldığımız için Selim abiyi göremedim. Ellen teyzenin kızı ise hala annesinin karnındaydı, mışıl mışıl uyuyordu, ona aman dedim, keyfine bak hiiiç acele etmek çıkmak için!



Annem ve anneannem Amerika için valizleri hazırladılar, daha sonra dedemle birlikte Türkiye'ye geri döndüler. Bizi ise ertesi gün uzuuun bir yol bekliyordu...
(hadi ama anne tembellik etme bak 3 ay geriden gidiyorsun, ben yazmayı bir öğreneyim bu bloğu devralacağım ama...)

Hiç yorum yok:

Ingilizce olsun Türkçe olsun, Zargan'a bakayım ne demekmiş???