11 Kasım 2009 Çarşamba

Ameeeerika!

Haziran ayı sonunda anne ve babamla birlikte Amerika'ya geldik. O kadar uzundu ki uçak yolculuğu çok sıkıldım, neredeyse hiç uyumadım, hep emdim, ağladım, kucak istedim. annem ve babam beni sırayla dolaştırdılar. Uçak aktarmaları bitince eve geldik. Burası Mobile'miş, cok sıcak bir güney şehri. Babam bize çok güzel bir ev bulmuş, ama içersinde hiç eşya yok neredeyse! Ama bana bir tane yatak almış çok rahat ben şimdilik yatağımda mışıl mışıl yapıyorum. Annem ve babam ise eşya almakla meşguller!

Burası gerçekten çok sıcak ve de çok nemli, gündüzleri evden pek dışarı çıkamıyoruz maalesef. Akşamları biraz serinlik olunca dışarı çıkıyoruz ama. Hem de uykudan once temzi hava almak çok iyi geliyor. 4. ay doktor kontrolüne gittik bu arada, doktor, e kocaman olmuş bu artık katı mamalara başla dedi. Annem de pirinç gevreği yedirdi bana sütüyle karıştırıp, nam nam nam çok hoşuma gitti!

Annem mamaları daha rahat yiyeyim diye bana kocaman bir sandalye aldı. Emniyet kemerlerini bağlayınca uçmaya hazır pilot gibi oldum :) Bu sandalye çok rahat, çok dik oturmam da gerekmiyor, yan gelip yatılabiliyor da! Hem annem ve babamla aynı hizada durabiliyorum, artık sofrada yanlarında oturabiliyorum, çok zevkli!



Çevrede çok güzel parklar, sahiller var, anne ve babam beni Dauphin Island'da
götürdüler, hava çok güzeldi ben hiç dönmek istemedim, beni geri götürsünler sahile diye çok bağırdım ama dinletemedim. Rüzgar diye birşey varmış kumlar gözüme kaçarmış diye annem müsaade etmedi. Ama olsun, çok eğlendim, sahilde danseden insanları izledim, babamla deniz kıyısına kadar gittim, denize baktım, ama hava rüzgarlı olduğu için suya giremedim. Ya bu rüzgar ne fena bişi!



Burada gündüzleri dışarısı çok sıcak mağazalar çok soğuk oluyor, ne zaman annemle alışverişe gitsek annem beni eskimolar gibi giydiriyor. Eve gelince yine ince tulumlarımı giyiyorum! Ama şu aralar çok hareket etmeye başladığım için iyi oldu bu ince tulumlar. Eşeğimin üzerinde hooop bir o yana hooop bir bu yana göbeğimin üzerinde dönüp duruyorum! Çok eğlenceli!




Bu arada tekrar Almanya ve Türkiye seyahati yapacakmışız. Biraz zor olacak ama ne yapalım. Şu saat farkı işini hiç anlamadım. Gündüz biniyoruz uçağa uçuyoruuuz uçuyoruuuz hala gece olmamış. Ya ama uykum geliyor. Tam dalıyorum, hoop bir daha uçağa. Of valla alışana kadar canım çıktı. Zaten alıştığımda geri dönmüş olacağız bu nasıl bir iştir anlamadım gitti valla. Neyse, işin ucunda Teyzemi, Kerem'i anneanemi dedemi, Werner dedemi, halamı amcamı görmek var, değer o kadar zahmete!

Hiç yorum yok:

Ingilizce olsun Türkçe olsun, Zargan'a bakayım ne demekmiş???