Istanbul'da annemin arkadaşları ile buluştuk, hem Misis de geldi beni görmeye, o da kocaman olmuş, tanıyamadım! Annemin universite arkadaslari Ozge teyze, Ansı teyze, Ismail amca ile hep konustum, neler yaptigimi anlattim, onlar da bana hep cok guzel gulucukler verdiler. Annemin universiteden oda arkadaşı Gökçe abla da geldi, çok eğlendik. Ben daha annemim karnında mini miniyken Oktoberfest'te bize süper masalar ayarlayan Massi amca geldi, Didem teyzemle birlikte. E tabii Nese, Nilay, Melda teyzem ve Guclu amcam da oradaydı. Annem arada bir akşam Taksim'e kaçtı, hatta Poyraz'ı bile görmeye gitti :) Bense ateşim olduğu için evde kaldım :) Hatta Ankara'ya bile gidemedik ateşim düşmeyince. Ama olsun, Kerem'le daha çok vakit geçirdik böylece, hem anneannem de geldi biz gitmeden.

Asıl bomba olay ise aslan kuzenim Kerem'in yürümeye başlamasıydı! Sıralama konusunda uzmanlaşıp bana bol bol ders veren sevgili kuzenim, biz oradayken yürümeye başladı. ben de birşeyler kapmaya çalıştım tabii, ama bir türlü ayaklanamadım. Ama biraz da canım istemedi iyi böyle oturmak yahu. Aaa tabii, bu arada diş buğdayım da yapıldı :) Masada bir sürü şey vardı bir türlü karar veremedim, once steteskopu kaptım, sonra paraya atladım, en bir de kitap tuttum. Annemle düşündük taşındık, annem galiba sen Mehmet Öz'ü yerinden edeceksin, anlaşıldı dedi :)
Haydi oynayalım, mamaları yiyelim derken zaman gecti, yine geri donus vakti geldi. Almanya'da 5 gun daha geçirdikten sonra Amerika'ya döndük. Ben yuvaya tekrar başladım, annem de okula gitmeye başladı. Odev yazdığı için her hafta bu blog'u da bayaa bir salladı :) Bu arada ben de koltuklara tutunup kendimi yavaş yavaş yukarı çekme çalışmalarını hızlandırdım. Annem bana surekli birseyler diyip sonra da elini vink vink sallıyordu. Baktım her bay bay dedikce elini sallıyor, ben de başladım sallamaya. Annem ve babam bu işe çok sevindi, bana sürekli bay bay yaptırıp durdular. Alkış oyununu da çok sevdim, annem ne zaman alkış yapsa ben de ona hemen katılıyorum.
Bu arada emekleme işini iyice ilerlettim, dört ayak pırt pırt evin içinde hızla ilerliyorum. Hatta geçen gün ev kapısına bir asıldım, açtım çıktım dışarı, annemle babam zor yetişti arkamdan :) Bundan sonra habersiz gitmeyecegim biryere korkuyor bizimkiler. Babam bana bir araba aldı, daha kendi kendime çıkamıyorum üstüne ama olsun, tüm oyuncaklarını anında çözdüm, hatta bagajını bile hemen doldurdum. Babam bana kutu doldurmaca oyununu da öğretti artık her akşam yatmadan önce oyuncaklarımı toplayıp anneme veriyorum kutuyu. Aaa tabii, artık büyüdüğüm için annemle babam bana çok güzel bir yatak aldı, babamla birlikte yatağı kurduk. Gece de hoop içine atladım çok güzel uyudum!
Mart ayı başında Emre'yi görmeye gidecektik, ama ben yine hasta oldum. Annem Emre de hasta olur diye korktu, gitmemeye karar verdik. Annemin okula gittiği bazı günler için babam şehir dışında olabilir diye, annem bana bir babysitter ayarladı. Aaa bir baktım, öğretmenim Julie! Kızı Marisa abla ile geldi, birlikte oynadık. Onların olmadığı günler ise Burcu abla geldi. Burcu abla da benimle Türkçe oyunu oynuyor, çok eğlenceli! Burcu abla burada öğrenciymiş, çok iyi anlaştık çok güzel oyunlar oynadık.
Bu arada Mart ayı geldi çattı, annem doğumgünü partim için hazırlıklara başladı. Tabii doktora da gittik, yine bir sürü aşılar oldum. Doktor aferin dedi, çok güzel büyümüşsün, 78,5 cm olmuş boyun, kilon da 10. Yuvada fotoğraf çekildim, sonra Alan ile parti yaptık. herkes geldi, harika hediyeler getirdi! Akşam da anne babamla birlikte pastamdan yedik, hediyeleri açtık, harika oyuncaklar vardı, hepsiyle oynadım, sağa sola attım, sonra gittim topladım. Baktık kutu yetmiyor, bir de kova buldum, attım içine ne bulduysam!
Otur otur sıkıldım, dah da hızlı emeklemeye başladım. Hatta anneme de öğrettim, o da arkamdan emekliyor, kovalamaca oynuyoruz. Ama tabii başladım artık sıralamaya. Onceleri ayağa kalkmak iyiydi, ama ayağa kalkınca hemen yorulup oturmak istiyorum. Bir kaç kere oturmaya çalıştım, e hemen dengemi sağlayamayınca vurdum kafamı yerlere, çok ağladım. Annem çok üzüldü, ama Kaya öğrenmen lazım dedi. Annem yanımda durunca bana bir cesaret geldi, başladım popomu hop hop yere koymaya, hemen öğrendim oturup kalkmayı. Artık nereyi bulursam tırmanıyorum. Aa tabii bir de yeni favorim çamaşır makinesi. Annem çamaşırları içine atıyor döndürüp duruyor. Makine nasıl çamaşır yapıyor, onu anlayamadım hala, ama bu döndürme işi çok hoşuma gitti. Bir tek sona doğru hızlandığında favori çorabı seçmekte zorlanıyorum. Onun dışında karşısında saatlerce oturabilirim, ama annem izin vermiyor pofff...
Havalar ısınmaya başladı, artık hergün geziyoruz. Bazen çimenlerde emekliyorum, top oynuyorum annemle. Bazen de gezmeye gidiyoruz, ama en son babam beni bir dinozora mama yapmak istedi, karmaşık duygular içerisindeyim. Neyse, dinozorlardan sonra bir tekneye girdik, dumenle oynadım, balıklarla oynadım. Ama gerçek değilmiş hiçbiri, olsun yine de çok eğlendim!
Bu bloğa son verirken, sabah en sevimli halim ile yapmış olduğum sinema şaheserini sizlerle paylaşmak isterim. e annem de biraz yardım etti. ama Oscar törenlerinde adım bile anılmadı, kırgınım. Neyse, böyle şeyler şevkimi kıramaz tabii ki. Herkesi öpüyoruuum!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder