15 Nisan 2010 Perşembe

On the E string...

Ahali selamlar

farkettim ki, her blog yazisi oglan uzerine olmus, eh normaldir, Bertram da ben de kostur kostur onun pesindeyiz. Ama yine de hic sikayetimiz yok, Kaya'cik mutlu ve huzurlu bir bebek cok sukur, su aralar beni isirip duruyor, onun disinda derdimiz yok!

Buralara (nerelere diyenlere hemen cevap, Amerika'dayiz, dunyadaki son noktamiz, simdilik) geleli neredeyse 1 yil oldu, Alabama'nin Mobile koyunden hic sozetmemisiz. Hemen baslayalim bu durumda. Mobile, Alabama'nin en buyuk sehirlerinden biri, konum itibariyle Florida'ya, Teksas'a, ve tabii New Orleans'a oldukca yakin (bu yaz bolca Florida sahillerine akacagiz isallah). Amerika disindan buraya gelmek isterseniz tabii ki direkt ucus yok:) Illa ki Charlotte, Atlanta ya da Houston'dan aktarma yapmak durumundasiniz. Eh bir de burasi firtinali memleket, Katrina buralari da zamaninda cok etkilemis, posta kutumuza ozellikle sonbahar kis mevsimlerinde duzenli olarak firtina durumunda tahliye konulu brosurler geldi. Cok yagmurlu bir sonbahar ve kis gecirdik, bahar simdilik daha sakin gidiyor. Mobile, Seattle'den daha cok yagmur alan bir sehirmis bu arada. Bu sene soguk gecen kis mevsimine bir de kar ekledi, hala onun saskinligi icerisindeyiz zira 14 yildir ilk defa yagmis. Herkes magazalara kosmus yemek stoklamis, yollar kapanir kaliriz ac diye! Tabii ki olmadi oyle bir sey, ogleden sonra bir yagmur sonra gunes, piril.

Mobile'in en buyuk eglencesi, Mardi Gras. Bu sene sadece bebekler icin yapilan Mardi Gras festivaline katildik ama ne gam, sonucta sokakta muzik, bira, Almanya'dan aliskiniz:) Mardi Gras'nin bu derece onemli olmasinin bir nedeni de Alabama'da sokakta icki icmenin yasak olup, sadece festival sirasinda izin verilmesi. Restoranlarin eger sokaklarda masalari varsa icki servisi yapabiliyorlar. Onun disinda, yandaki parka gideyim, bir bira acayim diyemiyorsunuz. Hah tabii bir de, Cumartesi aksam 8 (ya da 10 bilemedim) ve pazar oglen 12ye kadar alkollu icki satisi yasak (baska eyaletlerde de varmis bu kanun sanirim). Bir de heryerde yapin diyor kitaplar ama bir kanun daha var: Alabama'da annelerin bebeklerini sokakta restoranda vs emzirmeleri yasak. Emzirme onlukleri ile musaade ediyorlar (sicakta pek zor oluyordu yahu).

Buralarda park bahce bol, ama tarihi park anlayislari bizden oldukca farkli diyebilirim. Tarihi park diye gittigimiz bir yerde icsavastan kalma bir toptan baska birsey bulamadik :( ama Mobile kalesi guzeldi, yer harika, denize nazir, bir de iceride demirci amca, bize ok yapmayi ogretti! Asagida sirasiyla Mobile Museum Park, Chickasabogue Park, Bellingrath Gardens (Yaz ve Kış)







Yilbasindan once bir de Christimas konseri izledik tabii ki, University of Mobile Muzik bolumu ogrencileri Baptist Kilisesi'nde bir konser verdi, tabii ufak gruplar, acapella soyleyenler, banjo calanlar, tam senlikti. Harika diyemeyecegim elbette, ama salon bir acaipti, bkz asagidadir :)



Kaya'nin faaliyetlerini neredeyse gun be gun yazdigim icin ondan pek bahsetmeyecegim bu sefer (bakalim becerebilecek miyim??) Mobile'e geldikten bir süre sonra, kucuk prens'in de uykusu duzene girince, anne olarak acaba ne yapsam ne yapsam diye kasinmaya basladim. Simdilik kontratimiz bu sene sonuna kadar oldugu icin is bulmak bana mantikli bir opsiyon gibi gelmedi (ama posetcilik de yapabilirim Target'da guzel is) e dedim haydi Gulsum okula! University of South Alabama, her ne kadar PHD programi sunmasa da, Communication'da guzel bir master programi hazirlamis, haydi bakalım, basvuralim dedik. 10 yil sonra yine Toefl aldim, yine GRE korkusu sardi beni, ama non degree basvurunca gerek yok dediler (olley yasasin yerel universite). Nitekim Ocak ayi itibariyle Foundations of Interpersonal Communication dersini almaya basladi. 6 kisiyiz sinifta bir de Dr. Wilson :) Konular oldukca keyifli, her hafta bir sunum var, kimi zaman cok ilginc seyler cikiyor, tartismasi konusmasi pek keyifli oluyor. Final odevini anne kiz iliskileri uzerine hazirliyorum, final sinavini da bir filmin uzerine yapacagiz :) gelecek donem plan 2 ders almak, zaten non degree olarak max. 10 kredi alabiliyormusum.

Haa tabii, bitmedi, uzunca bir suredir erteleyip durdugum hayalim, gitar! en sonunda basladim ders almaya. Yaklasik 15 kisiyiz sinifta ama olsun. Sinifin bir kismi beklenecegi gibi ogrenci, ama bir kisim 65 yas ve ustu (sormaya korktum acikcasi). Yine de sifirdan baslamak cok keyifli, birazcik nota okumayi bilmenin avantaji olacak isallah:) Bu arada, yeni cicim, pardon, here is my gear! Kendisinin secimi sirasinda yardimlarini esirgemeyen, Ilker, Guven, Ismail, Can ve Ahmet'e  tesekkurlerimi sunarim! ve evet Ahmet bugun 10 dk calistim parmaklarim aciyooor (Daha E string uzerindeyiz yani isaret ve yuzuk parmaklari :)


tabii ki bu resim Fender'in sayfasindan, daha sahneler icin hazirlik yapiyorum :) ayrintili bilgi burada.

Bunun disinda Netflix'in nimetlerinden bol bol yararlaniyoruz, havalar isindi cimenlerde Kaya ile top oynuyoruz, Pound, fahrenheit ve Mil'e halaaaa alisamadik, kendi olculerimizi istiyoruz! Okul donemi bitmek uzere, tatil zamani da yaklasiyor, ama ondan once gilecek Cem ve Masha'nin dugunu var, Texas'tayiz Mayista isallah:) Mayis sonunda Almanya'ya gidiyoruz, ve bu sefer Turkiye'ye gelmiyoruz. Teyze, Kerem, Eniste, Anneanne ve DD, bize geliyorlar, cok heyecanliyiz. İcerisinde Avusturya Isvicre olan cilgin planlar yaptik!!!

Haberler simdilik bu kadar, anne simdi ders calismaya gidiyor! 


Hiç yorum yok:

Ingilizce olsun Türkçe olsun, Zargan'a bakayım ne demekmiş???