9 Ağustos 2011 Salı

bir güllaç macerası

Günlerdir güllaç güllaç diye ağlıyorum, yazmasam cidden olmaz. Tulumba vesaire web siteleri araştırıp güllaç yufkasını bulamayınca, aklıma milfoy hamurlarını kullanmak düştü. Dahice planım milföy hamurunu güzelce tepsiye, yağlı kağıda yatırıp, birazcık fırında tıkırdatmaktı, ki hani tam pişsin diye. Tabii bu planlarımdan habersiz olan oğlum evin içerisinde kovalamaca isteği ile yanıp tutuşunca ben fırında yanan hamurları takip edemedim. Biraz fazla tıkırdadılar :( demek ki dereceyi de dusurmek gerekiyor. hatta ici su dolu (hatta o suya biraz da gül suyu konabilir) tepsiye oturtularsa pişirme kabı, daha başarılı bir sonuç elde edilebilir (hipotez).

Mobile'de, inanması zor ama gerçek, gül suyu buldum! e gül suyu olduktan sonra gerisi daha kolay olur diye düşünüyordum ki, nar bulamadım - ki normalde bulunabilir birşey eyaletimizde. E ne yapalım, ikinci tercihimiz kivi oldu bu durumda...ikinci problem ise yine hamurda cikti, bendeki milfoy hamuru bir kac parcadir herhalde diye umutlanırken, bir tepsiyi kaplayacak buyuklukte yekpare oldugunu farkettim! neyse, rulodan bir parca kestim, uzunlamasına serdim tepsiye, fırında tıkırdattım.

Gelelim tarife. Simdi tum tarifler koca tepsi güllaç icin, ben de 5te 1 güllaç tarifi uyguladm. evdeki elektronik tartıyı da kullanmış oldum ilk defa. Buyrun size 5te1:

5te1 fillo dough (EDIT) (hazır yufka haline gelmiş milföy) (tıkırdatılmış)
150 gr seker (yaklasik 1/2 su bardagi)
1/2 lt süt (yaklaşık 2 su bardağı, ama birazcık daha fazla kullanın cevizi/fındığı şekerli sütle makinada çekebilirsiniz) (sentez :)
2 gr vanilya (yani 5te 1 paket, sıvı kullananlar icin 1 tatlı kaşığı oldugunu tahmin ediyorum, ha tabii dikkat burbon vanilya olmasın, hem tadı yakışmaz, hem de tabii güllaç yahu caiz olmayabilir :)
2 corba kaşığı gül suyu
1 avuc findik/ceviz (gönlüme gore ölçüsü) (atmasyon)

Fillo dough bol katmanlı oluyor (baklavalık hazır yufka aslında). Aslen oldukca ince, ama o kadar katmana güllaçta pek ihtiyac yok sanki. Yine de kestim artık atılır mı yahu, nimet diyerek, tum katmanları fırınladım. yine de üst üste çok fazla kat olmasın diye 3 ince parcaya boldum serdim tepsiye. Aslında ne gerek varmış, daha çok yufka yüzü yandı, toptan fırınlanabilir (önerim max 180 derece, 5-6 dk).

Sütü şekeri karıştırıp kaynattıktan sonra, vanilyayı en son ekleyip yarım saat soğumaya bıraktım. Bu arada fındıkları mikserde biraz paraladım (sütten de kattım 3 çorba kaşığı kadar). Akabinde ılımış süte gül suyunu karıştırdım ve karışımdan biraz ilk kat yufkaların üzerine döktüm, 5 dakika kadar sonra ikinci yufka grubunu da serip biraz daha sut  döktüm ve çekilmiş fındıkların hepsini koydum (üstte sadece meyve sevenlerdenim). Son katman yufkaları da yerleştirdikten sonra kalan sütü de üzerine döktüm, ve de hoop dolaba (2 saat en az beklemeli). Servis yaparken dilimlenmiş kivi, ya da nar tanesi de üzerine konursa, işte nefis.


Sonuc: Sanıyorum cok yufka katmanı olmasından dolayı, biraz hamur tadı oluştu. E güllaç yufkası da değil zaten, o kadar kusur kadı kudu :) Belki, daha az yufka katmanı ve daha az sütle (çünkü güllac yufkası kadar süt çekmiyor milföy, maalesef) daha tatmin edici bir sonuca ulaşılabilir. Gül suyu bana biraz az gibi geldi, ama çok olmasından daha iyidir, zevk meselesi. Bir de fındık işini abartmışım, tontik oldu biraz. Yine de lezzet, neredeyse güllaç, pek leziz oldu, Ramazan'ı da hayırladık böylece, elime sağlık :)

Güllaç severler kendini tag'lesin, bu tarif yokluklar içinde azmin gücünü kanıtlamaktadır, nokta!

Hiç yorum yok:

Ingilizce olsun Türkçe olsun, Zargan'a bakayım ne demekmiş???