27 Ekim 2011 Perşembe

dudaklarını hafifçe büz ve en puslu sesinle söyle: 33!

evet ben de geldim o yaşa...
sanki seke seke geçiyor yıllar, arada atladıklarım var gibi. oysa ki 18 yaş gelmek bilmemişti, şimdi ise ucunu tutamıyorum. Tevekkeli değil neredeyse son 10 yıldır habire Salı günlerini atlıyorum, Perşembeleri Cuma zannediyorum, nedense.
Saçımdaki beyaz sayısı bu sene 2 oldu. Bu hızla gidersem 200,000 senede falan anca beyazlar hepsi, bu durumda endişelenecek birşey yok (dümdüz mantık, akademik görüşümdür). Her gün gitar çalışmaya başlamalıyım diyorum, ve de iki tıngırdatmadan başka birşeye dalıyorum, bazen FB, bazen yemek. Ha ama yemek yemekten çok yapıyorum, bu sene yine kendi dogumgunum icin kek yapip ele güne dağıttım (bu senenin şanslıları koro ve Kaya'nın öğretmenleri).
Ablamla Skype üzerinde öpücük verdik birbirimize, annemle babam telefonla "iyi ki dooooğdun" diye şarkı söyledi, ekmek parası peşindeki kocam telefonla yetişti. Bir de tabii, niyet hep, Kerem , teyze diyecek, tatile yanına geliyorum, dünyalar benim olacak (mı?).
Şule'mle de konuştuk, oğlanları konuşturduk yine sanal ortamda. Skype olmasa halimiz harap.
Sürekli özlemekten, özlemeyi kanıksadım, nasıl bir histi unutuyorum sanki bazen. Memlekete ayak basınca dank eden burun sızısı ile aklım başıma geliyor hep. Hep böyle gitmek, geri dönmek, tekrar gitmek varmış demek ki kısmette.
Akrep doğumgünü olsa ne güzel olurdu diye düşündüm durdum, Taner'e ne alsak, hala öğrenemedik Emre ne sever Betül'e sorsak, Ece'ye kırmızı ne almalı acaba diye düşünsek, Neşe hadi ama demek nasıl bir lüks nasıl bir huzurmuş meğer. Özge'nin göbeğini sevemeyeceğim ya bu sefer o da çok fena.
Duygu'nun kızı olacak (garanti), Tufan, Ahmet ve Can meşhur olacak (niyet), Hale bu sene bence kesin evlenecek (altıncı his), bunların belki sadece birini gormek, şanslı isem nasip olacak.
Patron Band bir türlü toplanamayacak, güzel müzik hep bir kenarda duracak, hasretle bizi bekleyecek, anısı hep güzel yürekte tatli bir sızı gibi duracak. Bu senenin koro tesellisi ise, Ave Maria/Rachmaninoff, şimdi farkettim ki IEC de söyleyecek, onlarda iki hafta sonra da ben burada söylüyor olacağım koroda.
Her Neredeysen grubu ile rakı sofrası hasreti çekilecek, brunch hasreti, bebek sevme hasreti çekilecek.
uzuuun uzun süre göremediğim çocukluk arkadaşlarımı daha çok görmek istiyorum, Begüm, Atılay, Fulya, Gökçe ile ha bire arayı açıp duruyorum, ne fena. Yaş geçtikçe de düzelmiyor ki bu durum.

Ama o kadar güzel ki bu doğumgünü, şükredecek bir dolu şeyin üzerine, bir dünya kutlama mesajı, anne babadan gelen hediye kolisi, koronun bana iyi ki doğdun şarkısını söylemesi, oğlumla çıkılacak akşam yemeği :) çok güzel birşey büyümek, şimdi ben oğlumu götürüyorum ya yemeğe, belki de 43 yaşıma geldiğimde o beni götürecek.
Bu düşünce ile uyuyacağım, daha da büyümek için yine sabırsızlanacağım...

Hiç yorum yok:

Ingilizce olsun Türkçe olsun, Zargan'a bakayım ne demekmiş???